BİREYSEL EMEKLİLİK SİSTEMİNDEKİ FON PAYLARININ HACZİ
Giriş
4632 sayılı Bireysel Emeklilik Tasarruf ve Yatırım Sistemi Kanunu’nun “Kanun” 17. maddesi ve Bireysel Emeklilik Sistemi Yönetmeliği’nin “Yönetmelik” 26. maddesi, bireysel emeklilik sistemindeki (BES) fon malvarlığının haczine ilişkin temel düzenlemeleri içermektedir. Kanun’un 17. maddesi uyarınca, fonun malvarlığı rehnedilemez, portföy işlemleri haricinde teminat gösterilemez, üçüncü şahıslar tarafından haczedilemez ve iflas masasına dahil edilemez. Ancak Kanun’un 17/2. maddesi ve Yönetmelik, bu genel yasağa belirli sınırlar dâhilinde istisnalar getirmiştir.
Fon Payları Üzerinde Haczin Uygulanabilirliği
Bireysel emeklilik sistemindeki fon payları üzerine haciz uygulaması mutlak bir yasak olmayıp, belirli bir tutarın üzerindeki birikimler için mümkündür. Yönetmelik’in 26. maddesinin altıncı fıkrasında haciz uygulamasında, alacaklar ve üçüncü şahıslar elinde haczedilen mallara dair 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu ve ilgili mevzuat hükümlerine göre işlem yapılacağı öngörülmüştür.
Takip borçlusu katılımcı aleyhine haciz yolu ile takip başlatılması durumunda;
- Herhangi bir nedenle bireysel emeklilik sisteminden emekli olmadan ayrılan katılımcıya ödenecek birikimi üzerinde,
- Henüz emekliliğe hak kazanmamış bulunan katılımcının bireysel emeklilik hesabındaki fon paylarında değerlenen birikimi üzerinde,
- Emekliliğe hak kazanmış olan ve “toplu para” seçeneğini kullanmış bulunan katılımcıya ödenecek birikimi üzerinde ve
- Emekliliğe hak kazanmış katılımcıya yaptırdığı yıllık gelir sigortası çerçevesinde bağlanmış maaş veya hazırlanan bir program çerçevesinde yapılan düzenli ödeme üzerinde haciz uygulanabilir.
Haczedilebilecek Miktarın Belirlenmesi
Henüz emekliliğe hak kazanmayan katılımcı bakımından;
Yönetmelik hükümleri uyarınca, katılımcının bireysel emeklilik fon paylarından sistemde bulunduğu ay sayısı ile haciz tarihinde geçerli brüt asgari ücret tutarının çarpımına karşılık gelen birikim tutarının üzerindeki tutar, nafaka borcu alacaklılarının hakkı saklı kalmak kaydıyla haczedilebilir.
Emekliliğe hak kazanan katılımcı bakımından;
Bireysel emeklilik hesabındaki birikimi ile yaptırdığı yıllık gelir sigortası çerçevesinde katılımcıya maaş bağlanmış veya programlı geri ödeme çerçevesinde düzenli ödeme yapılıyorsa, bu ödemelerin aylık ödemeye isabet eden miktarının aylık brüt asgari ücret tutarının üzerinde kalan kısmı nafaka borcu alacaklılarının hakkı saklı kalmak kaydıyla haczedilebilir.
Görüldüğü üzere haciz yasağı, İİK’nun 83. maddesinin ikinci fıkrasındaki gibi, maaşın ya da ödemenin 1/4’ü ile sınırlandırılmamış, kurumun getiriliş amacı göz önünde bulundurularak asgari ücret kıstasına bağlanmıştır.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2020/7870 K. 2022/3684 10.05.2022 tarihli kararında; “iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının 120 ay bireysel emeklilik sisteminde kaldığı, davacının hesabına aktarılan tutarın 2016 yılı brüt asgari ücretinin 120 ay ile çarpımı sonucu elde edilen 197.640,00 TL’den düşük olduğu, davacıya ödenen tutara ilişkin olarak davalının 4632 sayılı Bireysel Emeklilik Tasarruf ve Yatırım Sistemi Kanunu’nun 17/2. maddesi ve Bireysel Emeklilik Sistemi Hakkındaki Yönetmeliğin 26. maddesi uyarınca haciz, bloke, rehin konulamayacağı, alacağına mahsup edemeyeceği…” şeklinde ilk derece mahkemesince verilen kararı onamıştır.
Haciz İhbarnamesinin Muhatabı
Haciz ihbarnamesi/müzekkeresi doğrudan borçlunun emeklilik şirketine gönderilmelidir. Yargıtay kararlarında fon paylarının saklayıcısı bankaların sadece saklayıcı sıfatıyla hizmet verdiğini haciz ihbarnamesinin muhatabı olmayacağını ifade etmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, 2016/20027 E., 2017/11660 K. 28.09.2017 tarihli kararında bu hususu açıklamış ancak fon payları saklayıcısı bankaya gönderilen ihbarnameye rağmen icra dosyasında emeklilik şirketindeki alacağının haczine karar verilip tutanağa geçirilmek suretiyle borçlunun üçüncü kişi olan emeklilik şirketindeki alacağının haczedilmiş olacağına dair karar vermiştir. “Somut olayda, borçlunun bireysel emeklilik fon hesabına haciz konulduğunun, icra müdürlüğü tarafından … … ve … Bankası A.Ş.’ne 03.04.2013 tarihinde gönderilen ve ….04.2013 tarihinde tebliğ edilen haciz ihbarnamesi ile bildirildiği anlaşılmaktadır. Fakat burada ihbarnamenin muhatabı üçüncü kişi ‘emeklilik şirketi’ olup, anılan fon kayıtlarının tutulduğu ve saklandığı bir yer olan … ve …. Bankası değildir. Çünkü takip borçlusu katılımcı, … ve … Bankası’ndan değil, emeklilik şirketinden alacaklıdır. Bu nedenle emeklilik şirketi yerine bankaya haciz ihbarnamesi gönderilmesi doğru değil ise de, icra memuru alacaklı talebi üzerine icra dosyasında borçlunun emeklilik şirketindeki alacağının haczine karar vererek bunu haciz tutanağına geçirmek ile borçlunun üçüncü kişi olan emeklilik şirketindeki alacağı haczedilmiş olur.“
Sonuç
Açıkladığımız mevzuat ve Yargıtay içtihatları gereği katılımcı borçlunun sistemde bulunduğu ay sayısı ile haciz koyulan tarihteki brüt asgari ücret çarpılarak elde edilen değerin üzerindeki tutar haczedilebilecektir.