A.Giriş
03.05.1985 tarihinde kabul edilip 09.05.1985 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 3194 Sayılı İmar Kanunu’nun 5. Maddesi’nde yapı ve binanın tanımlarına ayrı ayrı yer verilmiştir.
B.Bina Nedir?
3194 Sayılı İmar Kanunu’nun 5. Maddesinde bina; kendi başına kullanılabilen, üstü örtülü ve insanların içine girebilecekleri ve insanların oturma, çalışma, eğlenme veya dinlenmelerine veya ibadet etmelerine yarayan, hayvanların ve eşyaların korunmasına yarayan yapılar şeklinde tanımlanmıştır.
C. Yapı Nedir?
3194 Sayılı İmar Kanunu’nun 5. Maddesinde yapı; karada ve suda, daimi veya muvakkat, resmi ve hususi yeraltı ve yerüstü inşaatı ile bunların ilave, değişiklik ve tamirlerini içine alan sabit ve müteharrik tesisler şeklinde tanımlanmıştır.
D. Bina ile Yapı Arasındaki Fark Nedir?
Yapı, insan eli ürünü tüm inşai ürünleri ifade eden genel bir kavramken; bina, yalnızca tanımda yer verilen amaçlar için sabit ve kapalı bir alan oluşturan daha dar bir yapı grubunu ifade etmektedir. Dolayısıyla tüm binalar yapı olarak değerlendirilebilecekken; köprü, tünel, kanalizasyon, elektrik direği ya da totem gibi yapıların bina vasfını taşıdığından söz edilemeyecektir.
E. İnşai Bir Unsurun Bina Ya Da Yapı Vasfında Olmasının Farklı Sonuçları Nelerdir?
1.Yapı Tatil Zaptı ve Mühürleme Bakımından:
İmar Kanunu’nun “Ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı olarak başlanan yapılar” başlıklı 32. Maddesi’nde “Bu Kanun hükümlerine göre; ruhsat alınmadan yapıya başlandığı veya ruhsat ve eklerine veya ruhsat alınmadan yapılabilecek yapılarda projelerine ve ilgili mevzuatına aykırı yapı yapıldığı ilgili idarece tespiti, fenni mesulce tespiti ve ihbarı veya herhangi bir şekilde bu duruma muttali olunması üzerine, belediye veya valiliklerce o andaki inşaat durumu tespit edilir. Yapı mühürlenerek inşaat derhal durdurulur. Durdurma, yapı tatil zaptının yapı yerine asılmasıyla yapı sahibine tebliğ edilmiş sayılır. ifadelerine yer verilmiştir. Kanun Koyucu burada “yapı” ifadesini bilinçli olarak tercih etmiştir. Ruhsata aykırı yani kaçak bir yapının yapı tatil zaptı ile mühürlenmesi için bina vasfına sahip olması gerekmemektedir. Örneğin kaçak olarak yapılan bir köprü hakkında yapı tatil zaptı düzenlenerek mühürlenmesi mümkündür.
2.İdari Para Cezası Düzenlenmesi Bakımından:
İmar Kanunu’nun “İdari Müeyyideler” başlıklı 42. Maddesi’nde de “Ruhsat alınmaksızın veya ruhsata, ruhsat eki etüt ve projelere ve imar mevzuatına aykırı olarak yapılan ya da 27 nci madde kapsamında ruhsat alınmadan yapılabilen yapılardan aynı maddede belirtilen koşullar sağlanmadan yapılanların sahibine, yapı müteahhidine ve aykırılığı altı iş günü içinde idareye bildirmeyen ilgili fenni mesullere, yapının mülkiyet durumuna, bulunduğu alanın özelliğine, durumuna, niteliğine ve sınıfına, yerleşmeye ve çevreye etkisine, can ve mal emniyetini tehdit edip etmediğine ve aykırılığın büyüklüğüne göre, bin Türk lirasından az olmamak üzere, aşağıdaki şekilde hesaplanan idari para cezaları uygulanır.” İfadelerine yer verilmiştir. Kanun Koyucu burada da özellikle yapı tabirini kullanmayı tercih etmiştir. Dolayısıyla her türlü kaçak yapı için idari para cezası uygulanması mümkündür.
3.Hapis Cezası Verilebilmesi Bakımından:
5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu’nun “İmar Kirliliğine Neden Olma” başlıklı 184. Maddesi’nde ise “Yapı ruhsatiyesi alınmadan veya ruhsata aykırı olarak bina yapan veya yaptıran kişi, bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.” İfadeleri kullanılmıştır. Kanun Koyucu burada ise bilinçli olarak yapı değil bina terimini tercih etmiştir. Dolayısıyla Türk Ceza Kanunu kapsamında ruhsata aykırı bir yapının imar kirliliğine neden olabilmesi için mutlaka bina vasfına sahip olması gerekmektedir. Bina vasfına sahip olmayan örneğin, bir akaryakıt istasyonuna gelen araçların yıkanabilmesi için yalnızca üstü kapalı oto yıkama alanı oluşturulması nedeniyle yapı tatil zaptı düzenlenip alan mühürlenebilir, yapı sahibine idari para cezası da uygulanabilir ancak bu yapı bina vasfında olmadığından TCK 184 kapsamında hapis cezası verilemeyecektir.
F. Kaçak Yapının Bina Vasfında Olmaması Nedeniyle TCK 184 Kapsamında Beraat Örnekleri:
- Yargıtay 4.Ceza Dairesi 2008/22782K: “Duvar” bina vasfından olmadığından duvar örmek eylemi nedeniyle TCK 184 oluşmaz.
- Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2011/7468 K: Balkonun odaya dahil edilmesi işlemi nedeniyle TCK 184 oluşmaz.
- Yargıtay 4.Ceza Dairesi 2012/26052 K: İki dükkân arasındaki duvarın kaldırılarak birleştirilmesi işlemi nedeniyle TCK 184 oluşmaz.
- Yargıtay Ceza Dairesi 2014/31439 K: Zemine konteyner koyma eylemi TCK 184 kapsamında ceza gerektirmez.
- Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2012/7321 K: Mevcut bina içerisinde herhangi bir taşma olmaksızın binanın bölümleri ayrılarak bina vasfını taşımayan değişiklikler yapılması bu suçu oluşturmaz.
- Yargıtay 18. Ceza Dairesi 2018/4043 K: Seyyar merdiven bu suçu oluşturmaz.
- Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2021/10063 K: Açılıp kapanabilir teras bu suçu oluşturmaz.
G. Sonuç
Yapı, insan eli ürünü tüm inşai ürünleri ifade eden genel bir kavramken; bina, yalnızca tanımda yer verilen amaçlar için sabit ve kapalı bir alan oluşturan daha dar bir yapı grubunu ifade etmektedir. Dolayısıyla tüm binalar yapı olarak değerlendirilebilecekken; köprü, tünel, kanalizasyon, elektrik direği ya da totem gibi yapıların bina vasfını taşıdığından söz edilemeyecektir. Kaçak bir inşai unsurun yapı vasfında olması mühürlenmesi ve idari para cezası uygulanması için yeterliyken; Türk Ceza Kanunu’nun 184. Maddesi kapsamında imar kirliliğine neden olma suçunu oluşturabilmesi için bina vasfına sahip olması zorunludur.
Arb. Av. Ahmet Can Öztürk
Eylül 2025
Öztürk & Kuru Avukatlık Ortaklığı