Giriş
İşverenin kreş açma ve emzirme odası bulundurma yükümlülüğü, çalışanların aile yaşamlarını desteklemek ve iş gücünün verimliliğini arttırmak amacıyla 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun 30. maddesine dayanılarak çıkarılan ve 16 Ağustos 2013 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan Gebe veya Emziren Kadınların Çalıştırılma Şartlarıyla Emzirme Odaları ve Çocuk Bakım Yurtlarına Dair Yönetmelik’in (Bundan böyle “Yönetmelik” olarak ifade edilecektir.) 13. maddesi ile getirilmiştir.
Makalemizde bundan böyle mevzuatta “yurt” olarak belirtilen terimin yerine “kreş” terimi kullanılacaktır.
Emzirme Odası ve Kreş Açma Yükümlülüğü
Yaşları ve medeni halleri ne olursa olsun, 100 ile 150 arasında kadın çalışanı olan işyerlerinde, 1 yaşından küçük çocukların bakımı ve emzirilmesi için işyerine en çok 250 metre uzaklıkta bir emzirme odası kurulması zorunludur. (Bundan böyle “emzirme odası” olarak belirtilen terimin yerine “oda” terimi kullanılacaktır.) 150’den çok kadın çalışanı olan işyerlerinde ise 0-6 yaş arası çocukların bakımı için çalışma yerinden ayrı ve çalışma yerine yakın olacak şekilde kreş bulundurulması zorunludur. Kreş, işyerine 250 metreden daha uzaksa işveren taşıt sağlamakla yükümlüdür.
Oda ve kreş açma yükümlüğünün belirlenmesinde, işverenin aynı belediye ve mücavir alan sınırları içinde bulunan tüm işyerlerindeki kadın çalışanların toplam sayısı dikkate alınır. Emzirme odası ve/veya kreş kurulması için gereken kadın çalışan sayısının hesabına erkek çalışanlar arasından çocuğunun annesi ölmüş veya velayeti babaya verilmiş olanlar da dâhil edilir. Düzenleme gereği işverenler, kadın çalışanların tamamı bekâr veya çocuğu olmasa da kreş veya emzirme odası kurmak zorundadır. İşverenler, ortaklaşa oda ve kreş kurabilecekleri gibi, oda ve kreş açma yükümlüğünü, kamu kurumlarınca yetkilendirilmiş kreşlerle yapacakları anlaşmalarla da yerine getirebilirler. İşveren kreş ve emzirme odası hizmetini çalışanlarına ücretsiz sağlamak zorundadır ayrıca bu hizmetleri anlaşma sağladığı kurumlar çerçevesinde gerçekleştirdiğinde hizmetten faydalanan çalışanının ücretini karşılamakla yükümlüdür.
Oda ve Kreşlerden Faydalanacaklar
Oda ve kreşlerden, kadın çalışanların çocukları ile erkek çalışanların annesi ölmüş veya velayeti babaya verilmiş çocukları faydalanır. Odalara 0-1 yaş aralığındaki, kreşlere ise velisinin isteği üzerine ilkokula kaydı yapılmayan 66 aylığa kadar çocuklar alınır. Oda ve kreşlerde, çocuklar ve görevliler dışında başkasının bulunması ve bunların başka amaçlarla kullanılması ve bulunması yasaktır. Kreşlerde çocuklar yaş gruplarına uygun olarak birbirinden ayrı bulundurulurlar. Çocuklar, oda ve kreşlere işbaşı yapılmadan bırakılır, işin bitiminde alınır. Anne ve babalar, odaların ve kreşlerin disiplin ve yönetimine dair kurallara uymak şartıyla ara dinlenmesinde çocuklarını görüp bakımıyla ilgilenebilirler.
Yükümlülüğe Uymamanın İşçilik Alacakları ve Sözleşme Feshi Yönünden Hukuki Sonuçları
İşverenin kreş veya emzirme odası sağlama yükümlülüğünü ihlal etmesi halinde işçi, İş Kanunu’nun 24/II-(f) maddesine göre, iş akdini haklı sebeple feshedebilir. Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 14.11.2016 tarihli ve 2015/5175 E., 2016/19971 K. sayılı kararına göre Yargıtay; “4857 sayılı İş Kanunu’nun 24’üncü maddesinde işçinin haklı fesih halleri düzenlenirken (II) bendinin (f) alt bendinde son cümle olarak “yahut çalışma şartları uygulanmazsa” şeklinde ifadeye yer verilerek, çalışma koşullarının uygulanmaması durumu işçinin haklı fesih nedenleri arasında yerini almıştır. Anayasa, yasa, tüzük ve yönetmelikler, bireysel ya da toplu iş sözleşmeleri, işyeri personel yönetmeliği ve benzeri kaynaklarla işyeri uygulamalarının çalışma yaşamına etkileri sonucu her bir iş ilişkisinde çalışma koşulları meydana gelir. 14.07.2004 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 2522 sayılı Gebe veya Emziren Kadınların Çalıştırılma Şartlarıyla Emzirme Odaları ve Çocuk Bakım Yurtlarına Dair Yönetmelik gereği işverenin kreş açma zorunluluğu bulunmakta olup, bu yükümlülüğünü yerine getirmeyen işveren karşısında işçinin iş sözleşmesini haklı sebeple fesih hakkı bulunmaktadır.” gerekçesiyle işçinin taleplerinin kabulü yönünde karar verilmesi gerektiğinden temyiz olunan yerel mahkeme kararının bozulmasına karar vermiştir.
Emsal yargı kararları ışığında işveren tarafından bu yükümlülüklerin yerine getirilmemesi İş Kanunu’nun 24/II-(f) maddesine göre çalışma şartlarının uygulanmaması durumu niteliğindedir ve iş sözleşmesi işçi tarafından haklı nedenle feshedilerek kıdem tazminatına hak kazanılabilir.
Yükümlülüğe Uymamanın İdari Para Cezaları Yönünden Sonuçları
Kreş açma yükümlülüğü kapsamına giren işyerlerinde, yükümlülüğün yerine getirilmediğinin tespit edildiği tarihten itibaren her ay için idari para cezası uygulanacaktır. Her yıl yeniden değerleme oranına göre belirlenmekle birlikte işyerinin tehlike sınıfına bağlı olarak, bu cezalar çeşitlenmektedir. Buna göre 2025 yılı için kreş açma yükümlülüğünü ihlal eden işverenler tespit tarihinden itibaren aylık olarak; az tehlikeli sınıfındaki işyerleri için 26.529 TL, tehlikeli sınıfındaki işyerleri için 35.372TL, çok tehlikeli sınıfındaki işyerleri için 53.058 TL idari para cezası ödemek zorundadır. (İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun 30. Maddesinde öngörülen yönetmeliklerdeki hükümlere aykırı hareket etme halinde 50 ve üzeri işyerleri için 2025 yılında uygulanacak ceza miktarlarıdır.)
İşçi ve Devlet Memuru Statüsü Açısından Farklılıklar
Sayıştay kararları ışığında kreş yükümlülüğü konusunda işçiler ve devlet memurları arasında net bir ayrım olduğu vurgulanmaktadır. 6331 sayılı Kanun kapsamındaki işçiler için bu bir “zorunluluk” iken, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na tabi memurlar için durum farklıdır. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 191’inci maddesinde, “Devlet Memurları için lüzum ve ihtiyaç görülen yerlerde çocuk bakımevi ve sosyal tesisler kurulabilir” hükmü yer almaktadır, bu da bir zorunluluktan ziyade bir imkan olduğunu göstermektedir. 6331 sayılı Kanun kapsamındaki işçiler ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’na tabi memurlar açısından kreş yükümlülüğü arasındaki en temel fark finansman noktasındadır. Kamu Kurum ve Kuruluşlarınca Açılacak Çocuk Bakımevleri Hakkında Yönetmelik ve Kamu Sosyal Tesislerine İlişkin Tebliğler uyarınca, memurlara hizmet veren kreşler sosyal tesis kapsamında kabul edilir ve giderleri bütçeden karşılanamaz. Aksi bir uygulama kamu zararı riskini doğurmaktadır. Sayıştay bu kuralı şu şekilde ifade etmiştir: “Kamu kurum ve kuruluşlarının tasarrufunda bulunan eğitim ve dinlenme tesisi, misafirhane, kreş, çocuk bakımevi, spor tesisi ve benzeri sosyal tesislerin işletme giderleri için ilgili kurum ve kuruluşların bütçelerinden herhangi bir katkıda bulunulmaması esastır.” (Sayıştay 5. D., 341/27.12.2018).
Dolayısıyla, kamu kurumlarında kreş açılması idarenin takdirine bağlı bir ihtiyari bir sosyal hizmet olarak düzenlenmişken, işçiler için 150’den fazla kadın çalışanın bulunduğu işyerlerinde kreş hizmeti sunmak, işverenin kanundan doğan zorunlu bir yükümlülüğüdür.
Vergi Hukuku Boyutu: İstisnalar ve Teşvikler
Devlet, kreş hizmetinin sağlanmasını vergi istisnaları ile teşvik etmektedir. Gelir Vergisi Kanunu’nun 23. maddesinin 16. bendine göre, işverenlerce kadın çalışanlara kreş hizmeti verilmesi suretiyle sağlanan menfaatler gelir vergisinden istisnadır. İstisna, işverenin kreş hizmetini işyerinde vermesi veya dışarıdan satın alması durumunda uygulanır. İşverenlerce bu hizmetlerin verilmediği durumlarda, ödemenin doğrudan bu hizmetleri sağlayan gelir veya kurumlar vergisi mükelleflerine yapılması şartıyla, her bir çocuk için aylık, asgarî ücretin aylık brüt tutarının %15’ini aşmamak üzere bu istisnadan yararlanılır. İstisnadan yararlanmak için ödemenin doğrudan kreş hizmeti veren gelir veya kurumlar vergisi mükellefine yapılması ve faturanın hizmet erbabı adına düzenlenmesi şarttır. Yükümlülük kapsamında sağlanan kreş hizmeti, ücretle ilişkilendirilmeksizin doğrudan gider olarak kaydedilebilir.
Sonuç
İşyerlerinde kreş bulundurma yükümlülüğü, mevzuatta açıkça tanımlanmış ve yargı kararlarıyla kapsamı genişletilmiş önemli bir sosyal haktır. Kanun, yönetmelik ve yargı kararları ışığında, işyerlerinde kreş bulundurma yükümlülüğü, 150’den fazla kadın çalışanı olan işverenler için açık ve emredici bir kuraldır. Bu yükümlülük, işverenin aynı belediye sınırları içindeki tüm işyerlerini kapsamakta ve işverene ortak tesis kurma veya hizmet satın alma gibi esnek uygulama imkanları tanımaktadır. İşçi statüsündekiler için bir zorunluluk olan bu hak, memurlar için idarenin takdirine bırakılmış ihtiyari bir hizmet niteliğindedir. Kreş açma yükümlülüğü kapsamına giren işyerlerinde, bu yükümlülük yerine getirilmediği takdirde, 6331 Sayılı Kanun’un 26. maddesi uyarınca idari para cezası uygulanacağı öngörülmüştür. Ayrıca bu yükümlülük yerine getirilmediği takdirde Yargıtay Kararları doğrultusunda ve İş Kanunu’nun 24/II-(f) maddesine göre çalışan, iş akdini haklı sebeple feshedebilir.
Kasım 2025
Stj. Av. Ayşenur Arslan
Bu maddeye aykırılıkta verilecek idari para cezalarının nerede belirtildiğini de dayanak olarak yazabilirsiniz verimli bir makale olacaktır.
Söz konusu idari para cezaları; İş Sağlığı ve Güvenliği Kanun’unun 30. Maddesinde öngörülen yönetmeliklerdeki hükümlere aykırı hareket etme halinde 50 ve üzeri işyerleri için 2025 yılında uygulanacak ceza miktarlarıdır.
İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu
MADDE 30 – “(1) Aşağıdaki konular ile bunlara ilişkin usul ve esaslar Bakanlıkça çıkarılacak yönetmeliklerle düzenlenir:
a) İlgili bakanlıkların görüşü alınarak, iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması, sürdürülmesi ve mevcut durumun iyileştirilmesi amacıyla; işyeri bina ve eklentileri, iş ekipmanı, işin her safhasında kullanılan ve ortaya çıkan maddeler, çalışma ortam ve şartları, özel risk taşıyan iş ekipmanı ve işler ile işyerleri, özel politika gerektiren grupların çalıştırılması, işin özelliğine göre gece çalışmaları ve postalar hâlinde çalışmalar, sağlık kuralları bakımından daha az çalışılması gereken işler, gebe ve emziren kadınların çalışma şartları, emzirme odaları ve çocuk bakım yurtlarının kurulması veya dışarıdan hizmet alınması ve benzeri özel düzenleme gerektirebilecek konular ve bunlara bağlı bildirim ve izinler ile bu Kanunun uygulanmasına yönelik diğer hususlar. “