Tüketici Hukuku

Özel Eğitim Kurumlarının Ücretlerinin Belirlenmesinde Uyulması Gereken Yasal Sınırlamalar

private school

Özel Eğitim Kurumlarının Ücretlerinin Belirlenmesinde Uyulması Gereken Yasal Sınırlamalar

Özel eğitim kurumlarının eğitim ve öğretim ücretleri, son yıllarda hem veliler hem de okul yönetimleri açısından önemli bir konu haline gelmiştir. Özellikle özel okul ücretlerine Özel Öğretim Kurumları Yönetmeliği ile getirilen zam sınırlamaları, bu alandaki hukuki uyuşmazlıkların artmasına da neden olmuştur.

Özel Eğitim Kurumlarının Ücretlerinin Belirlenmesine İlişkin Hukuki Düzenlemeler

Özel eğitim kurumlarının ücretlerinin belirlenmesi, ilgili mevzuat ve özel öğrenci kayıt sözleşmeleri ile düzenlenir. Bu konuda temel düzenleyici metinler genellikle Milli Eğitim Bakanlığı tarafından çıkarılan yönetmelikler ve özel eğitim kurumlarının kendi ücret tespit ve tahsil yönetmelikleridir.

Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Yönetmeliği’nin 53. maddesi uyarınca; “Kurumlar, Kanunun 12. ve 13. maddesinde yer alan hükümlerine uygun olarak öğrenci ve kursiyer ücretlerini; veli veya kursiyerlerle yapacakları Bakanlıkça belirlenerek Genel Müdürlük internet sayfasında yayımlanan özel sözleşmelerinde sağlayacaklarını belirttikleri eğitim ve öğretim imkânlarına, gelişmelerine imkân verecek yatırım ve hizmetler ile diğer işletme giderlerine göre tespit ederler.

Ancak okulların ara sınıflarının eğitim ücreti belirlenirken bir önceki eğitim öğretim yılında ilan edilen ücret yani okulda eğitime devam eden öğrencilerin eğitim ücreti dikkate alınarak belirlenir ve bu ücretlere [(bir önceki yılın Aralık ayı yıllık Yurt içi ÜFE+bir önceki yılın Aralık ayı yıllık TÜFE)/2]x1,05 oranından fazla artış yapılamaz.

Ücret ilanını ilk kez yapacaklar hariç olmak üzere, okulların kademe başlangıçları için ilan edecekleri öğrenim ücretleri belirlenirken, bir önceki eğitim öğretim yılında aynı sınıf düzeyi için ilan edilen ücrete [(bir önceki yılın Aralık ayı yıllık Yurt içi ÜFE+bir önceki yılın Aralık ayı yıllık TÜFE)/2]x1,5 oranından daha fazla artış yapılamaz. “

Mevzuatta yer alan hesaplama formülüne göre; özel okullarda en yüksek zam oranı 2026-2027 döneminde okul öncesi ile 1, 5 ve 9. sınıflarda yani yeni kayıt ve kademe geçişi yapan öğrenciler için uygulanacaktır. Bu gruptaki öğrencilerde ücret artışının üst sınırı TÜİK’in 2025 yılı aralık ayı enflasyon verilerini açıklamasıyla birlikte yüzde 43,92 olarak belirlenmiş olup bu oran bir önceki eğitim öğretim yılında aynı sınıf düzeyi için ilan edilen ücrete uygulanacaktır. Böylece özel öğretim kurumları bu oranın üzerinde fiyat artışı yapamayacaktır.

Eğitimine aynı okulda devam eden öğrencileri kapsayan ara kademe zam oranları ise daha sınırlı bir şekilde tutulmuştur. 2026-2027 döneminde ara sınıflarda azami zam oranı güncel verilere göre yüzde 30,74 olacak ve bu oran bir önceki eğitim öğretim yılında ilan edilen ücret yani okulda eğitime devam eden öğrencilerin eğitim ücretine uygulanacaktır. Bu uygulama, mevcut öğrencilerin eğitimine aynı kurumda devam edebilmesini kolaylaştırmayı amaçlamıştır.

Eğitim ücreti dışında kalan ve velilerin bütçesini doğrudan etkileyen yan hizmetler için de üst sınır mevcuttur. İlgili yönetmelik uyarınca; “Ücret ilanını ilk kez yapacak okullar hariç olmak üzere faaliyetlerine devam eden okulların kademe başlangıçları ile ara sınıflarının bu fıkrada sayılan yemek ve kahvaltı ile servis ücreti dışındaki hizmetlerinin ücretleri belirlenirken bir önceki eğitim öğretim yılında ilan edilen ücret; okulda devam eden öğrencilerin hizmet ücretleri belirlenirken ise öğrenci kayıt sözleşmesinde belirlenen ücret dikkate alınır ve bu ücretlere [(bir önceki yılın Aralık ayı yıllık Yurt içi ÜFE+bir önceki yılın Aralık ayı yıllık TÜFE)/2] oranından fazla artış yapılamaz.”

Buna göre servis ve yemek ücretleri hariç olmak üzere; eğitim materyalleri ve benzeri ek hizmetlerde uygulanabilecek zam oranı  yüzde 29,28 ile sınırlandırılmıştır. Milli Eğitim Bakanlığı mevzuatına göre özel okullar, bu oranların üzerinde artış talep edemeyecektir.

Servis ve yemek ücretleri ile ilgili ise Bakanlık tarafından bir sınırlama getirilmemiştir.

Ücretlerin Tespiti ve Bildirimi

İlgili yönetmelik gereğince özel öğretim kurumları ücretlerini Ocak ayından Mayıs ayının sonuna kadar ilan etmek zorundadır. Belirtilen tarihler arasında ilan yapılmaması durumunda ise veliler bir önceki yılın ücretini ödeme haklarına sahiptir. Bu husus Yargıtay kararlarında da açıkça belirtilmiştir. Örneğin;

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin 24.01.2022 tarihli, 2021/8451 Esas, 2022/289 Karar sayılı kararında, davacı özel okulun kayıt sözleşmesi ve ücret tespit ve tahsil yönetmeliğine göre Ocak-Mayıs ayları arasında tespit edip bildirmesi gereken servis, yemek, kırtasiye vb. okul ücretlerini bu sürede tespit edip bildirmediği belirtilmiştir. Kararda, bu durumda sözleşmenin ilgili maddesinde belirtildiği gibi bir önceki yılın eğitim ve öğretim ücretinin geçerli olacağı, buna rağmen yeni ücretlerin okulun açılmasına iki gün kala davalının cep telefonuna mesaj olarak gönderilmesinin sözleşmeye ve mevzuata aykırı olduğu hükme bağlanmıştır. Bu içtihat, özel okulların ücret belirleme ve bildirim süreçlerinde mevzuata ve sözleşme hükümlerine sıkı sıkıya uyması gerektiğini ortaya koymaktadır. Aksi takdirde, belirlenen ücret artışları hukuken geçersiz sayılabilecek ve veliler lehine sonuçlar doğurabilecektir.

Özel Okul-Veli İlişkisinin Tüketici Hukuku Kapsamında Değerlendirilmesi

Özel okul ücretlerinden kaynaklanan uyuşmazlıkların çözümünde en temel hukuki dayanaklardan biri, taraflar arasındaki ilişkinin tüketici işlemi olarak kabul edilmesidir. Türk hukukunda, eğitim hizmeti de bir hizmet sunumu olarak değerlendirilmekte ve bu hizmeti alan veliler “tüketici”, hizmeti sunan özel okul ise “sağlayıcı” sıfatını taşımaktadır. Bu durum, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun hükümlerinin uygulanmasını gerektirmektedir. Yargıtay’ın birçok kararı, bu tür uyuşmazlıkların Tüketici Mahkemelerinin görev alanına girdiğini açıkça belirtmektedir:

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin 23.09.2020 tarihli, 2020/4503 Esas, 2020/4666 Karar sayılı kararı: “Taraflar arasındaki uyuşmazlık Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığına göre davaya bakmaya Tüketici Mahkemesi görevlidir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz.” Bu karar, özel okul-veli ilişkisinin tüketici işlemi olduğunu ve görevli mahkemenin Tüketici Mahkemesi olduğunu net bir şekilde ifade etmektedir.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin 15.01.2024 tarihli, 2023/2971 Esas, 2024/166 Karar sayılı kararı: “Uyuşmazlığın sağlayıcı (kapatılan) özel eğitim kurumu ile davalı tüketici arasındaki eğitim ve öğretim sözleşmesinden kaynaklandığı, davalının tüketici, davacının ise kapatılan özel eğitim kurumuna izafeten sağlayıcı sıfatını taşıdığı, yasal düzenlemelere göre taraflar arasında tüketici işlemi bulunduğundan davaya bakma görevinin Tüketici Mahkemelerine ait olduğu gözetilip davanın görev yönünden usulden reddine karar verilmesi gerekirken esasa girilerek yazılı şekilde karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı bulunduğu ileri sürülmüştür.” Bu karar da yine tüketici mahkemelerinin görevli olduğunu ve görevsizlik kararının re’sen verilmesi gerektiğini vurgulamaktadır.

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi’nin 12.03.2020 tarihli, 2017/1833 Esas, 2020/3224 Karar sayılı kararı: “Davalı bu hukuki işlem içerisinde tüketici konumunda olup, taraflar arasındaki hukuki ilişkinin tüketici işlemi olduğunun kabulü gerekir. Bu itibarla uyuşmazlığın Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığına göre davaya bakmaya Tüketici Mahkemesi görevlidir.” şeklinde ifade edilmiştir.

Tüm bu içtihatlar, özel eğitim hizmetlerinin tüketici hukuku koruması altında olduğunu ve görevli yargı yerinin Tüketici Mahkemeleri olduğunu ortaya koymaktadır.

Uyuşmazlıkların Çözüm Yolları

Özel okul ücretlerine getirilen zam sınırlamasına aykırı hareket edildiği veya ücret tespiti, ek hizmet bedelleri gibi konularda bir uyuşmazlık yaşandığı durumlarda velilerin başvurabileceği hukuki yollar şunlardır:

Tüketici Hakem Heyetlerine Başvuru

6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun uyarınca, belirli parasal sınırların altında kalan tüketici uyuşmazlıklarında (2026 yılı için 186.000 TL altında bulunan uyuşmazlıklar) tüketici hakem heyetleri zorunlu başvuru mercii olarak belirlenmiştir. Özel okul ücretlerinden kaynaklanan uyuşmazlıklar da bu kapsamda değerlendirilmektedir.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin 24.01.2022 tarihli, 2021/8451 Esas, 2022/289 Karar sayılı kararında, davalı velinin servis ve kitap ücreti adı altında talep edilen bedellerin fahiş olduğu gerekçesiyle tüketici hakem heyetine başvurduğu ve hakem heyetinin veli lehine karar verdiği görülmektedir. Bu karar, tüketici hakem heyetlerinin özel okul ücretleriyle ilgili uyuşmazlıklarda karar verme yetkisine sahip olduğunu göstermektedir. Okul yönetimi veya veli, bu karara itiraz etmek isterse, Tüketici Mahkemesine başvurmalıdır. Ayrıca, 6502 sayılı Kanun’da yapılan değişikliklerle, dava açılmadan önce tüketici hakem heyetine başvuru zorunluluğu (dava şartı arabuluculuk hariç) getirilmiştir.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin 22.01.2024 tarihli, 2023/3663 Esas, 2024/279 Karar sayılı kararında, “Mahkemece Tüketici Hakem Heyetine başvuru yapılmadan doğrudan dava açılmış olması nedeniyle davanın dava şartı eksikliği nedeniyle usulden reddi gerekirken işin esasına girilerek karar verilmiş olmasının doğru olmadığı” ifade edilmiştir. Bu durum, velilerin veya okulların, parasal sınırlar dahilinde öncelikle tüketici hakem heyetlerine başvurması gerektiğini göstermektedir.

Tüketici Mahkemelerinde Dava Açma

Tüketici hakem heyetlerinin parasal sınırını aşan uyuşmazlıklarda veya tüketici hakem heyeti kararlarına itiraz edilmesi durumunda, Tüketici Mahkemeleri görevli yargı mercii olacaktır. Özel okul ücretleri, ek hizmet bedelleri, burs vaatlerinin yerine getirilmemesi gibi konularda açılacak davalar Tüketici Mahkemelerinde görülür.

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin 11.04.2022 tarihli, 2022/1569 Esas, 2022/3354 Karar sayılı kararı: “Uyuşmazlıkta tüketici mahkemesi görevli olduğundan, ilk derece mahkemesinin HMK’nın 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca davanın usulden reddine karar vermesi gerekirken; görevi olmamasına rağmen davaya bakmış bulunması nedeniyle 6100 Sayılı HMK’nın 353/1-a-3 maddesi uyarınca esasın incelemeden ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak görevsizlik hükmü kurulması ve dosyanın görevli Tüketici Mahkemesine gönderilmesi gerekir.” Bu karar, Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından bakılan bir özel okul ücreti davasında, görevli mahkemenin Tüketici Mahkemesi olması nedeniyle verilen kararın bozulmasına hükmetmiştir.

Sonuç

Özel okul ücretlerine getirilen zam sınırlamasının önemi, başta eğitim hizmetlerinin erişilebilirliğini sağlamak ve veliler üzerindeki mali yükü dengelemek olmak üzere çok yönlüdür. Bu sınırlamalar, bir yandan özel eğitim kurumlarının sürdürülebilirliğini korurken, diğer yandan velilerin öngörülebilir ve adil ücret artışlarıyla karşılaşmasını temin eder. Özel eğitim öğretim kurumlarının amacı eğitimin kalitesini yükseltmek ve gelişmelere fırsat ve imkan verecek yatırımlar ve hizmetler yapmak üzere kurumlara gelir sağlamak olsa da, bu durum velilerin makul olmayan fiyat artışlarıyla karşı karşıya kalmasına neden olmamalıdır. Zam sınırlamaları, özel okulların serbest piyasa koşullarında dahi fahiş artışlar yapmasının önüne geçerek, velilerin bütçe planlamalarını daha sağlıklı yapmalarına olanak tanır ve eğitimde fırsat eşitliğinin sağlanmasına katkıda bulunur.

Özel okul ücretlerine getirilen zam sınırlaması ve bu konuda ortaya çıkan uyuşmazlıklar, Türk hukukunda tüketici hukuku kapsamında ele alınmaktadır. Veli ile özel okul arasındaki ilişki bir tüketici işlemi olup, bu tür uyuşmazlıkların çözümünde öncelikli olarak tüketici hakem heyetleri, belirli parasal sınırların üzerinde ise Tüketici Mahkemeleri görevlidir. Okul yönetimlerinin ücret belirleme ve bildirim süreçlerinde mevzuata ve sözleşme hükümlerine titizlikle uyması, velilerin ise haklarını ararken ilgili hukuki mercilere başvurmaktan çekinmemesi gerekmektedir.

Av. Korhan Bakır

Stj. Av. Ayşenur ARSLAN

 

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir